Samsun Gençlik Aşısı
Samsun Gençlik aşısı, cildin temel nem kaynağı olan hyaluronik asidin, saf ve yoğun formuyla deri altına enjekte edilmesi işlemidir. Bebek cildindeki o nemli, parlak ve gergin görünümün arkasındaki sır, dokulardaki yüksek hyaluronik asit miktarıdır.
Yaş aldıkça bu madde azaldığı için cilt kurur, elastikiyetini kaybeder ve kırışır. Gençlik aşısı, cilde kaybettiği bu "su tutma" kapasitesini geri vererek cildi adeta içeriden dışarıya doğru nemlendirir.
Kolajen aşısından temel farkı, ana bileşeninin hyaluronik asit olması ve dokuda anında bir nem bombası etkisi yaratmasıdır. Sadece yaşlanma belirtilerini silmekle kalmaz, aynı zamanda cildin koruyucu bariyerini güçlendirerek çevresel faktörlere karşı daha dayanıklı hale gelmesini sağlar.
İfadesini değiştirmeden, sadece kendi cildinin en sağlıklı ve dinç versiyonuna dönmek isteyenler için en ideal medikal estetik yöntemlerinden biridir.
Gençlik Aşısı Nedir?

Gençlik aşısı, cildin ana yapı taşlarından biri olan ve kendi ağırlığının bin katı kadar su tutma kapasitesine sahip saf hyaluronik asit içeren bir biyo-stimülasyon (biyolojik uyarıcı) tedavisidir.
Tıptaki adıyla IAL sistemi olarak da bilinen bu uygulama, cildin kaybettiği nemi geri kazandırmak, elastikiyetini artırmak ve hücre yenilenmesini tetiklemek amacıyla deri altına mikro enjeksiyonlarla yapılır.
Klasik dolgu maddelerinin aksine, bu aşıda kullanılan hyaluronik asit "çapraz bağsız" veya çok hafif çapraz bağlı bir formdadır; yani yüzü doldurup şeklini değiştirmez, sadece doku içerisinde yayılarak cildi derinlemesine nemlendirir.
Bu tedavi, adını uygulandığı andan itibaren ciltte yarattığı o taze, parlak ve gergin "gençlik" görünümünden alır. Cildin orta tabakasına ulaştığında bir mıknatıs gibi su çekerek dokuyu dolgunlaştırır ve kolajen sentezleyen fibroblastları uyarır.
Sonuç olarak cilt bariyeri güçlenir, ince kırışıklıklar nemin etkisiyle açılır ve matlaşmış, cansız görünüm yerini sağlıklı bir ışıltıya bırakır. Kısacası gençlik aşısı, cildin biyolojik saatini geri çevirmeyi hedefleyen, hacim vermek yerine doku kalitesini maksimize eden bir anti-aging protokolüdür.
Gençlik Aşısı Nasıl Yapılır?
Gençlik aşısı uygulaması, cildin ihtiyacına göre belirlenen bir kür planı dahilinde gerçekleştirilen, hızlı ve etkili bir klinik prosedürdür.
İşlem, cildin tüm kir ve makyaj kalıntılarından arındırılmasıyla başlar.
Uygulama yapılacak bölgenin hassasiyetini azaltmak ve hastanın konforunu en üst seviyeye çıkarmak için yaklaşık 20 dakika boyunca lokal anestezik krem bekletilir. Cilt tamamen uyuştuktan sonra dezenfekte edilerek enjeksiyon aşamasına geçilir.
Uygulama süreci şu adımları izler:
Mikro Enjeksiyon: Saf hyaluronik asit, çok ince uçlu (mezoterapi iğneleri) iğnelerle cildin 1-2 mm derinliğine, yani dermis tabakasına zerk edilir.
Yayılım Tekniği: Hekim, tüm yüze veya hedeflenen bölgeye (boyun, dekolte, eller) yaklaşık 1-2 cm aralıklarla küçük dozlar bırakır. Bu enjeksiyonlar deri altında küçük kabarcıklar (papüller) oluşturabilir; bu kabarcıklar hyaluronik asidin doku içine dağılmasıyla birkaç saat içinde tamamen kaybolur.
Bölgesel Odaklanma: Özellikle nemsizliğin ve kırışıklığın yoğun olduğu göz çevresi, ağız kenarı veya boyun çizgileri gibi noktalarda uygulama sıklaştırılabilir. Yaklaşık 15-30 dakika süren işlemin ardından cilde yatıştırıcı ve yüksek korumalı bir güneş kremi sürülür. Hasta, işlem sonrası cildinde oluşan o meşhur "nemli ve parlak" görünümle sosyal hayatına hemen dönebilir.
Gençlik Aşısı Kimler İçin Uygundur?
Gençlik aşısı, cildin nem dengesini kaybetmeye başladığı ve ilk yaşlanma belirtilerinin fark edildiği her yaş grubundan birey için uygun bir "cilt canlandırma" tedavisidir.
Genellikle 25-30 yaşlarından itibaren vücudun doğal hyaluronik asit üretimi azaldığı için, bu yaş grubundaki kişilerde önleyici (preventative) bir uygulama olarak tercih edilir.
Ancak cildin yapısına bağlı olarak, yaş sınırı fark etmeksizin nemsizlik ve matlık sorunu yaşayan herkes bu tedaviden faydalanabilir.
Bu uygulama özellikle şu durumdaki kişiler için idealdir:
Nemsiz ve Kuru Ciltler: Düzenli nemlendirici kullanmasına rağmen cildindeki kuruluk ve gerginlik hissi geçmeyen, cildi nemsizlikten dolayı pul pul dökülen bireyler.
Işıltısını Kaybetmiş Mat Ciltler: Çevresel faktörler, hava kirliliği veya yoğun çalışma temposu nedeniyle yüzünde yorgun ve solgun bir ifade olanlar.
İnce Çizgi ve Kırışıklık Şikayeti Olanlar: Özellikle göz çevresi, ağız kenarı ve boyun bölgesinde yeni oluşmaya başlayan, nemsizliğe bağlı yüzeysel çizgileri olan kişiler.
Zararlı Alışkanlıkların Etkisini Silmek İsteyenler: Sigara kullanımı, yoğun güneş maruziyeti veya düzensiz beslenme nedeniyle cildi vaktinden önce yıpranmış olanlar.
Doğallıktan Ödün Vermeyenler: Yüz hatlarını değiştirmek veya şişirmek istemeyen, sadece cildinin daha sağlıklı, sıkı ve "iyi" görünmesini hedefleyen kadınlar ve erkekler.
Gençlik Aşısı Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gençlik aşısının etkinliğini artırmak ve uygulama sonrası iyileşme sürecini hızlandırmak için işlem öncesinde bazı temel kurallara uymak gerekir.
İşlem her ne kadar basit bir enjeksiyon gibi görünse de, cildin bu biyolojik uyarana en iyi tepkiyi verebilmesi için hazırlıklı olması önemlidir.
İlaç ve Takviye Kullanımı: Uygulamadan en az 3-5 gün önce, doktorunuza danışarak aspirin, ibuprofen veya benzeri kan sulandırıcı ilaçların kullanımına ara verilmelidir. Ayrıca E vitamini, omega-3, sarımsak ve yeşil çay gibi kanın akışkanlığını artıran bitkisel takviyeler de morarma riskini minimize etmek adına durdurulmalıdır.
Cilt Durumu: İşlem yapılacak bölgede aktif bir uçuk (herpes), enfeksiyon, egzama veya iltihaplı akne bulunmamalıdır. Eğer uçuk çıkarma eğiliminiz varsa, işlemden birkaç gün önce profilaktik (önleyici) ilaç kullanımını doktorunuzla görüşmelisiniz.
Alkol Tüketimi: Uygulamadan 24-48 saat önce alkol kullanımından kaçınılması, ödem oluşma riskini ciddi oranda azaltır.
Beslenme ve Hidrasyon: İşlemden önce vücudun genel su oranını yüksek tutmak, hyaluronik asidin dokuda daha iyi tutunmasını sağlar. Bu nedenle bol su içmek faydalıdır.
Kimyasal İşlemler: Gençlik aşısından önceki bir hafta boyunca cildi tahriş edebilecek sert peeling, lazer epilasyon veya yoğun kimyasal cilt bakımlarından kaçınılmalıdır.
Gençlik Aşısı Avantajları
Gençlik aşısının en büyük cazibesi, cilde sadece dışarıdan bir müdahale yapıyormuş gibi görünse de aslında cildin kendi gençleşme mekanizmalarını harekete geçirmesidir.
Klasik estetik işlemlerden farklı olarak, ifadenizi değiştirmeden sadece "kendi cildinizin en parlak ve taze versiyonuna" ulaşmanızı sağlar.
İşte bu uygulamanın öne çıkan temel avantajları:
Maksimum Nem Desteği (Nem Bombası): Cildin su tutma kapasitesini artırarak, en pahalı kremlerin bile ulaşamadığı alt katmanlara derinlemesine nem kazandırır.
Hacim Vermeden Gençleşme: Yüzü şişirmez veya hatları değiştirmez. Bu sayede "estetik yaptırdığı belli olmayan" ama çok dinç görünen bir sonuç ortaya çıkar.
Kolajen ve Elastin Tetikleyici: Saf hyaluronik asit içeriği, doku altındaki fibroblastları uyararak cildin kendi kolajenini üretmesini sağlar, bu da uzun vadeli bir sıkılaşma anlamına gelir.
Anında Işıltı (Radiance): Mat ve solgun görünümü hızla siler; cildin ışığı daha iyi yansıtmasını sağlayarak yüze "doğal bir filtre" etkisi verir.
İnce Kırışıklıklarda Başarı: Nemsizlikten kaynaklanan yüzeysel çizgileri içeriden suyla doldurarak ütülenmiş gibi pürüzsüzleştirir.
Çok Yönlü Kullanım: Sadece yüzde değil; boyun, dekolte ve eller gibi yaşlanma belirtilerinin zor gizlendiği tüm bölgelerde güvenle uygulanabilir.
Kısa İyileşme Süresi: "Öğle arası işlemi" olarak tanımlanabilecek kadar hızlıdır ve işlem sonrası günlük hayata ara vermeniz gerekmez.
Gençlik Aşısı Dezavantajları
Gençlik aşısı her ne kadar cildi tazeleyen etkili bir yöntem olsa da, işlemden maksimum faydayı sağlamak ve hayal kırıklığı yaşamamak için bazı dezavantajlarını ve sınırlılıklarını bilmek önemlidir:
Geçici "Kabarcık" Görünümü (Papül Etkisi)
İşlem sırasında cilde çok sayıda noktadan enjeksiyon yapılır.
Bu noktalarda, hyaluronik asidin dağılması zaman aldığı için 1-3 gün boyunca sinek ısırığına benzer küçük kabarcıklar (papüller) oluşabilir.
Bu durum, işlemin hemen ardından sosyal hayata %100 "kusursuz" bir yüzle dönmeyi engelleyebilir; önemli bir etkinlikten (düğün, toplantı vb.) hemen önce yaptırılması önerilmez.
Süreklilik Gerektirmesi
Gençlik aşısı tek seferlik bir "mucize" değildir. Kalıcı ve belirgin bir etki için genellikle 2-3 hafta arayla 3-4 seanslık kürler halinde uygulanması gerekir.
Ayrıca elde edilen sonucun korunması için 6-9 ayda bir hatırlatma dozlarına ihtiyaç duyulur.
Hacim Vermez (Dolgu Değildir)
En sık yapılan hata, bu işlemin yüzü şekillendireceğini veya derin çukurları dolduracağını sanmaktır. Gençlik aşısı yüz hatlarını değiştirmez, elmacık kemiklerini belirginleştirmez veya nazolabial olukları tamamen kapatmaz.
Sadece cilt kalitesini ve nemini artırır.
Maliyet
Tek bir seans yerine kür şeklinde uygulanması gerektiği ve düzenli tekrar istediği için, uzun vadede toplam maliyeti tek seferlik dolgu işlemlerine göre daha yüksek olabilir.
İğne İzleri ve Morluk Riski
Yüzlerce mikro iğne girişi yapıldığı için, hassas ciltlerde veya kan sulandırıcı kullananlarda işlem sonrası geçici morluklar (ekimoz) ve kızarıklıklar görülebilir.
Beklenti Yönetimi
Cildi çok sarkmış veya derin kırışıklıkları oturmuş kişilerde tek başına yeterli bir germe (lifting) etkisi sağlamaz. Bu tür durumlarda ip askı veya dolgu gibi diğer işlemlerle kombine edilmesi gerekir.
Gençlik Aşısı Kimlere Uygulanmaz?

Gençlik aşısı, vücudun zaten tanıdığı hyaluronik asidi içerdiği için alerji riski en düşük işlemlerden biri olsa da, her bünye veya her dönem bu uygulama için uygun olmayabiliyor.
Özellikle hamilelik ve emzirme sürecindeki kadınlarda, klinik çalışmaların etik sebeplerle yapılmamış olması nedeniyle bebeği veya anneyi riske atmamak adına bu işlem kesinlikle uygulanmaz.
Ayrıca, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı otoimmün hastalıkların aktif dönemlerinde veya kanser tedavisi (kemoterapi/radyoterapi) gören kişilerde, vücut savunması zaten alarm durumunda olduğu için dışarıdan gelen iğneli bir müdahale önerilmez; bu süreçlerin sakinleşmesi veya bitmesi beklenir.
İşlemin yapılacağı bölgenin sağlığı da en az genel sağlık kadar kritik bir faktör. Eğer yüzünde aktif bir uçuk, iltihaplı sivilce, egzama veya açık yara varsa, iğne girişleri enfeksiyonu derinin derinliklerine taşıyabileceği için tedavi ertelenmelidir.
Kan pıhtılaşma bozukluğu olanlar veya ağır kan sulandırıcı ilaç kullananlar için de durum biraz riskli; iğneli bir işlem olduğu için durdurulamayan kanamalar veya ciddi morarmalar yaşanabilir.
Bu yüzden, saydığımız durumlardan birine sahipsen mutlaka doktorunla konuşup doğru zamanı beklemen en sağlıklısı olacaktır.
Gençlik Aşısı Etkileri
Gençlik aşısının en vurucu etkisi, cilde kazandırdığı o anında fark edilen yoğun nem ve canlılıktır.
Saf hyaluronik asit, doku altına girdiği andan itibaren bir su deposu gibi çalışarak cildi içeriden dışarıya doğru neme doyurur.
Bu sayede, matlaşmış, kurumuş ve yorgun görünen cilt hızla toparlanır; yerini ışığı çok daha iyi yansıtan, pürüzsüz ve "filtrelenmiş" gibi duran bir parlaklığa bırakır.
Özellikle mevsim geçişlerinde veya yoğun stresli dönemlerde cildin kaybettiği o taze görünümü geri kazanmanın en hızlı yoludur.
İşin biyolojik tarafında ise, bu aşı sadece geçici bir güzellik değil, cildin yaşlanma sürecine karşı ciddi bir savunma hattı oluşturur.
Cilt altındaki hücreleri uyararak kolajen ve elastin üretimini tetiklemesi, zamanla gevşeyen dokunun yeniden sıkılaşmasını ve ince kırışıklıkların açılmasını sağlar.
Düzenli uygulamalarla cilt bariyeri güçlendiği için, güneşin ve hava kirliliğinin yarattığı hasarlara karşı da koruyucu bir kalkan görevi görür; yani cildin hem bugünü kurtulur hem de geleceği garanti altına alınır.
Gençlik Aşısı Uygulanma Sıklığı Nasıl Olmalıdır?
Gençlik aşısı, tek seferde mucize yaratan bir işlemden ziyade, cildi adım adım neme doyuran ve onaran bir tedavi protokolü olarak planlanır.
En etkili sonucu alabilmek için genellikle cildin yıpranma derecesine ve kişinin yaşına bağlı olarak 2 ila 4 seanslık bir başlangıç kürü uygulanması şarttır.
Bu seansların aralığı, verilen hyaluronik asidin cilt tarafından işlenmesi ve biyolojik sürecin başlaması için ideal olan 10 ila 15 gün arasında değişir; yani cildini ortalama bir buçuk ay süren sıkı bir kampa sokmuş olursun.
Kür tamamlanıp cilt istenilen parlaklığa ve neme kavuştuktan sonra, bu etkiyi korumak tamamen senin elindedir.
Cildin canlılığını yitirmemesi ve yaşlanma sürecini yavaşlatmaya devam etmesi için, her 6 ayda bir veya en geç yılda bir kez "hatırlatma dozu" adı verilen tek seanslık uygulamalar yapılması önerilir.
Ancak sigara kullanıyorsan, güneşin altında çok vakit geçiriyorsan veya cildin çok kuruysa, bu koruma seanslarını 4 ayda bire çekmek, cildin ışıltısını yıl boyu sabit tutmak için en garanti yoldur.
Gençlik Aşısı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gençlik aşısı uygulamasının ardından ilk 24 saat, cildin enfeksiyondan korunması ve işlemin başarısı açısından en kritik süreçtir.
Bu süre zarfında uygulama bölgesine su değdirilmemesi, makyaj yapılmaması ve cilde elle temas edilmemesi, enfeksiyon riskini minimize etmek adına büyük önem taşır.
Ayrıca, enjeksiyon noktalarının hızla kapanması ve oluşabilecek ödemin artmaması için hamam, sauna, sıcak duş veya yoğun güneş gibi aşırı sıcak ortamlardan kesinlikle uzak durulması gerekmektedir.
Takip eden günlerde ise tedavinin etkinliğini maksimum seviyeye çıkarmak için bol su tüketimine özen gösterilmesi şarttır; zira enjekte edilen hyaluronik asit, vücuttaki su moleküllerini tutarak çalışır.
Cildin bu dönemde güneşe karşı hassasiyeti artabileceği için dışarı çıkarken mutlaka yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanılmalı ve ilk birkaç gün kan basıncını artıracak ağır sporlardan kaçınılmalıdır.
Bu kurallara uyulması, iyileşme sürecini hızlandırarak cildin en sağlıklı ve parlak formuna kavuşmasını sağlar.
Gençlik Aşısı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Gençlik aşısı uygulamasının ardından ilk 24 saat, cildin enfeksiyondan korunması ve işlemin başarısı açısından en kritik süreçtir. Bu süre zarfında uygulama bölgesine su değdirilmemesi, makyaj yapılmaması ve cilde elle temas edilmemesi, enfeksiyon riskini minimize etmek adına büyük önem taşır.
Ayrıca, enjeksiyon noktalarının hızla kapanması ve oluşabilecek ödemin artmaması için hamam, sauna, sıcak duş veya yoğun güneş gibi aşırı sıcak ortamlardan kesinlikle uzak durulması gerekmektedir.
Takip eden günlerde ise tedavinin etkinliğini maksimum seviyeye çıkarmak için bol su tüketimine özen gösterilmesi şarttır; zira enjekte edilen hyaluronik asit, vücuttaki su moleküllerini tutarak çalışır.
Cildin bu dönemde güneşe karşı hassasiyeti artabileceği için dışarı çıkarken mutlaka yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanılmalı ve ilk birkaç gün kan basıncını artıracak ağır sporlardan kaçınılmalıdır. Bu kurallara uyulması, iyileşme sürecini hızlandırarak cildin en sağlıklı ve parlak formuna kavuşmasını sağlar.
Gençlik Aşısı Yan Etkileri
Gençlik aşısı, vücudun doğal yapısında bulunan hyaluronik asidi temel aldığı için biyouyumlu ve oldukça güvenli bir uygulamadır; ancak her enjeksiyonlu işlemde olduğu gibi bazı geçici yan etkilerin görülmesi normaldir.
Uygulamanın hemen ardından en sık karşılaşılan durumlar, iğne giriş yerlerinde oluşan hafif kızarıklık, hassasiyet ve kılcal damar çatlamasına bağlı küçük morluklardır. Ayrıca, cildin suyu tutma kapasitesinin artmasıyla birlikte ilk 24-48 saat boyunca hafif bir ödem veya şişlik hissedilmesi, dokunun tedaviye verdiği doğal bir yanıttır.
İşlemin spesifik bir sonucu olarak, uygulamanın hemen sonrasında cilt yüzeyinde "papül" adı verilen, sinek ısırığını andıran küçük kabarcıkların oluşması beklenen bir durumdur.
Bu kabarcıklar, hyaluronik asidin deri altına yayılmasıyla birlikte genellikle 1-2 gün içerisinde kendiliğinden kaybolur ve cilt pürüzsüzleşir.
Çok daha nadir durumlarda ise enfeksiyon riski veya alerjik reaksiyonlar gelişebileceğinden, bu tür yan etkileri minimize etmek adına işlemin mutlaka uzman bir hekim tarafından steril klinik koşullarında yapılması hayati önem taşır.
Sonuç

Samsun Gençlik aşısı, modern medikal estetiğin sunduğu en etkili biyolojik onarım yöntemlerinden biri olarak, cildin zamanla kaybettiği nemi ve canlılığı geri kazandırmayı hedefler.
Sadece yüzeysel bir parlaklık sağlamakla kalmaz, deri altındaki hücresel mekanizmaları tetikleyerek cildin kendi kendini yenileme kapasitesini artırır.
Hyaluronik asidin mucizevi su tutma gücü sayesinde, matlaşmış ve yorgun ifade yerini sağlıklı, dinç ve ışıldayan bir cilde bırakır.
Bu tedavi, estetik kaygıların ötesinde cildin geleceğine yapılan sürdürülebilir bir sağlık yatırımıdır.
Düzenli aralıklarla uygulanan kürler, cildin elastikiyetini koruyarak yaşlanma belirtilerini geciktirir ve dış etkenlere karşı güçlü bir savunma kalkanı oluşturur.
Uzman bir hekim kontrolünde planlanan gençlik aşısı protokolleri, doğal ifadenizi bozmadan "en iyi halinizde" kalmanızı sağlayan güvenilir bir yol arkadaşıdır.
Hasta Görüşleri
Yüz enjeksiyonu konusunda çok kararsızdım çünkü mimiklerimin donmasını istemiyordum. Uygulama sonrası yüzüm daha dinlenmiş görünüyor ama ifadem tamamen aynı. Tam istediğim gibi oldu.
Dudak dolgusu yaptırdım, en korktuğum şey yapay durmasıydı. Doğallık konusunda gerçekten çok hassas çalışılıyor. Çevremdekiler fark ediyor ama “dolgu” olduğunu anlamıyor.
Sıvı yüz germe uygulaması yaptırdım. Ameliyat istemeyen biri olarak beklentim çok yüksekti. Yüzüm daha toparlanmış ve dengeli görünüyor. Abartı kesinlikle yok.
Göz altı ışık dolgusu için geldim. Morluklarım tamamen geçmedi ama çok daha sağlıklı ve dinlenmiş bir görünüm oluştu. Gerçekçi bilgilendirme yapılması çok güven vericiydi.
Gençlik aşısı sonrası cildimdeki canlılık fark edilir şekilde arttı. İşlem öncesi ve sonrası her detayın anlatılması beni ayrıca rahatlattı.
PRP yüz uygulaması sonrası cildimdeki matlık azaldı. Süreç boyunca acele edilmeden, sakin ve kontrollü ilerlenmesi hoşuma gitti.
Sık Sorulan Sorular
Uygulamayı takip eden kısa süre içerisinde ciltte canlanma ve nem artışı hissedilmeye başlanır. Kollajen üretiminin tetiklenmesiyle birlikte cildin doğal parlaklık ve sıkılaşma etkisi zamanla çok daha belirgin hale gelir.
Hayır, gençlik aşısı bir dolgu işlemi değildir; bu nedenle yüzün şeklini değiştirmez veya hacim (volüm) kazandırmaz. İçeriğindeki hyaluronik asit serbest formda olduğu için doku altına yayılarak sadece cildin nemini ve kalitesini artırır, ifadenizi değiştirmez.
Uygulama öncesinde güçlü anestezik kremler kullanıldığı için ağrı hissi minimum seviyededir. Hastalar işlemi genellikle hafif bir sinek ısırığı veya anlık bir yanma hissi olarak tanımlar; işlem sonrasında ise bu his tamamen kaybolur.
Evet, edilebilir. Gençlik aşısı cildi yapılandırıp nemlendirirken; kırışıklık tedavileri (minimal enjeksiyonlar) ve hacim veren dolgu işlemleri farklı hedeflere yönelik çalışır. Bu işlemler birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğundan, hekim değerlendirmesi sonucunda aynı seansta güvenle uygulanabilir.
Kişinin yaşına, cilt yapısına ve yaşam tarzına (sigara, su tüketimi vb.) göre değişmekle birlikte, etkisi ortalama 6 ile 12 ay arasında devam eder. Etkinin sürekliliği için 6 ayda bir tek seanslık hatırlatma dozları yapılması önerilir.
Gençlik aşısı "öğle arası estetiği" olarak bilinse de, işlemden hemen sonra ciltte küçük kabarcıklar (papüller) ve hafif kızarıklıklar oluşabilir. Bu kabarcıklar genellikle 24 saat içinde, en geç 48 saatte tamamen kaybolur; bu süreci göz önünde bulundurarak planlama yapmak faydalı olacaktır.
Genellikle 20 yaşından itibaren cildin nem dengesini korumak ve yaşlanmayı geciktirmek amacıyla (preventif tedavi) uygulanabilir. 30'lu yaşlardan sonra ise var olan ince kırışıklıkları açmak ve elastikiyet kaybını gidermek için tedavi amaçlı tercih edilir.
Detaylı Bilgi Alın
Tedavi süreçlerimiz, randevu ve uygulama detayları hakkında bilgi almak için bilgilerinizi bırakabilir veya bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
-
Yüz Medikal Estetik
- Yüz Estetik Enjeksiyonu
- Minimal Enjeksiyon Uygulaması
- Masseter (Diş Sıkma) Enjeksiyonu
- Dudak Dolgusu
- Gözaltı Işık Dolgusu
- Jawline (Çene) Dolgusu
- Çene Ucu Dolgusu
- Elmacık Kemiği Dolgusu
- Şakak (Temporal) Dolgusu
- Sıvı Yüz Germe (Liquid Facelift)
- Akıllı Dolgu
- Gençlik Aşısı
- Kolajen Aşısı
- Leke Mezoterapisi
- Göz Çevresi Mezoterapisi