Samsun Akıllı Dolgu
Klasik hyaluronik asit dolgular (örneğin dudak dolgusu), doku içine su tutan bir jel bırakarak anlık hacim verir ve zamanla eriyip kaybolur.
Samsun Akıllı Dolgu ise sadece bir dolgu maddesi değil, aynı zamanda güçlü bir biyostimülatör, yani "biyolojik uyarıcıdır".
Bu dolgunun "akıllı" olarak adlandırılmasının sebebi, cildin altına yerleştirildiği andan itibaren vücudun kendi onarım mekanizmalarını devreye sokmasıdır.
İçeriğindeki Polikaprolakton (PCL) mikro kürecikleri, cilde "burayı onar, sıkılaştır ve yenile" mesajı gönderir. Vücut bu mesajı aldığında, dolgu maddesinin etrafını kendi ürettiği Tip 1 Kolajen (gençlik kolajeni) ağlarıyla sarmaya başlar.
Yani bu işlemde gençleşme, sadece dışarıdan enjekte edilen hacimle değil, cildin kendi kendine ürettiği doğal doku ile sağlanır. Bu mekanizma sayesinde akıllı dolgular, klasik dolgulara göre çok daha uzun (1 ila 4 yıl arası) kalıcılık sunar.
Akıllı Dolgu (Smart Filler) Nedir?

Akıllı dolgu, klasik dolguların aksine sadece "boşluk doldurucu" değil, aynı zamanda cildin biyolojik saatini geri alan güçlü bir kolajen uyarıcıdır (biyostimülatör).
Temel maddesi, tıpta yıllardır güvenle kullanılan (eriyen dikiş ipliklerinin de hammaddesi olan) Polikaprolakton (PCL) mikro kürecikleridir.
Bu dolguya "akıllı" denmesinin sebebi, cilde enjekte edildiği andan itibaren vücudun doğal onarım mekanizmalarını taklit ederek çalışmasıdır.
Hyaluronik asit bazlı dolgular zamanla eriyip yok olurken, akıllı dolgu eridikçe yerini sizin kendi ürettiğiniz taze kolajen dokusuna bırakır.
Akıllı dolgunun yapısı iki ana bileşenden oluşur ve bu sayede çift yönlü etki sağlar:
%70 Taşıyıcı Jel (CMC): Enjeksiyon yapıldığı anda kırışıklıkları dolduran ve hacim veren su bazlı kısımdır. Hasta klinikten çıktığında anında sonucu görür.
%30 Polikaprolakton (PCL) Kürecikleri: Asıl "akıllı" kısımdır. Jel kısmı yaklaşık 2-3 ay içinde vücut tarafından emilirken, bu mikro kürecikler cilt altında bir "iskele" görevi görür. Bu iskele, cildin fibroblast hücrelerini uyararak etrafının Tip 1 Kolajen (bebeksi, genç kolajen) ile sarılmasını sağlar.
Sonuç olarak; dışarıdan verilen madde zamanla yok olur, ancak yerini vücudun kendi ürettiği, doğal ve kalıcı bir doku alır.
Akıllı Dolgu Nasıl Uygulanır?
Akıllı dolgu uygulaması, standart bir dolgu işleminden farklı olarak, cildin derin katmanlarına etki edecek bir "doku mühendisliği" yaklaşımıyla başlar.
İşlem öncesinde hekim, yüzü detaylıca analiz ederek hacim kaybı olan bölgeleri ve lifting (kaldırma) etkisi yaratacak vektörleri belirler.
Ağrıyı minimize etmek için bölgeye güçlü anestezik kremler sürülür ve gerekli sterilizasyon sağlanır. Ardından, güvenlik ve doğal geçişler sağlamak amacıyla genellikle ucu küt olan kanül (damar zedeleme riski olmayan esnek borucuklar) kullanılır.
Hekim, dolgu maddesini tek bir noktaya toplamak yerine, cildin derin tabakalarına veya kemik üzerine yayarak enjekte eder; bu sayede cilt altında geniş bir yüzeye yayılan "PCL mikro küreciklerinden oluşan bir iskele" kurulur.
İşlem ortalama 30 ila 45 dakika sürer ve dolgunun içinde bulunan lokal anestezik (lidokain) sayesinde hasta işlem sırasında neredeyse hiç ağrı hissetmez.
Enjeksiyon tamamlandığında ise sürecin en kritik aşamalarından biri olan şekillendirme masajı yapılır.
Hekim, dolgu maddesinin doku içinde homojen dağılması ve mikro küreciklerin eşit şekilde yerleşerek pürüzsüz bir zemin oluşturması için uygulama bölgesine nazikçe masaj yapar.
Bu son dokunuş, topaklanmayı önlemek ve en doğal sonucu elde etmek için şarttır; hasta klinikten çıktığında anında hacim etkisini görürken, asıl biyolojik onarım süreci de cilt altında başlamış olur.
Akıllı Dolgu Tedavisi Sırasında Ne Olur?
Tedavi süreci, hastanın konforunu en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulama yapılacak bölgenin temizlenmesi ve güçlü bir lokal anestezik kremle uyuşturulmasıyla başlar.
Yaklaşık 15-20 dakika süren bu hazırlık evresinin ardından, enfeksiyon riskini sıfıra indirmek için cilt antiseptik solüsyonla silinir.
İşlem sırasında genellikle iğne yerine ucu küt olan "kanül" tercih edildiği için, hastalar keskin bir acıdan ziyade sadece hafif bir baskı veya dolgunun doku içinde ilerlediğini hissettiren bir dolgunluk duyusu yaşarlar; ayrıca akıllı dolgunun içeriğindeki lidokain (uyuşturucu madde) sayesinde işlem oldukça konforlu geçer.
Hekim, yüzün ihtiyacına göre belirlediği stratejik noktalardan giriş yaparak dolgu maddesini cildin derin katmanlarına veya kemik üzerine "yelpaze" ya da "tarama" tekniğiyle yerleştirir.
Bu aşamada amaç, sadece boşluk doldurmak değil, cilt altına Polikaprolakton (PCL) mikro küreciklerinden oluşan homojen bir "iskele" kurmaktır.
Enjeksiyon tamamlandığında, dolgunun pürüzsüz bir şekilde yayılması için hekim tarafından bölgeye özel bir masaj yapılır.
Hasta koltuktan kalktığında, akıllı dolgunun taşıyıcı jeli (CMC) sayesinde anında hacim kazandığını ve yüz hatlarının toparlandığını görürken, asıl biyolojik onarım süreci de derinin altında sessizce başlamış olur.
Akıllı Dolgu Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler

Akıllı dolgu uygulaması öncesinde, işlemin konforlu geçmesi ve iyileşme sürecinin hızlı olması (morluksuz ve ödemiz) için kanama riskini artıran faktörlerden uzak durmak büyük önem taşır.
Bu nedenle, doktorunuzun onayıyla işlemden en az 7-10 gün önce aspirin, ibuprofen türevi ağrı kesiciler ve kan sulandırıcı ilaçlara ara verilmelidir.
Aynı şekilde, kanı incelterek morluk riskini artıran E vitamini, Omega-3 (balık yağı), ginseng, sarı kantaron gibi bitkisel takviyelerin ve yeşil çayın tüketimi durdurulmalı; ödemi azaltmak adına işlemden 24-48 saat önce alkol alımı kesilmelidir.
İşlemin güvenliği açısından cildin ve genel sağlığın durumu da kritik bir roldür.
Uygulama yapılacak bölgelerde aktif bir uçuk, sivilce veya enfeksiyon varsa randevu ertelenmeli, ayrıca enfeksiyon riskini (bakteriyemi) önlemek adına işlemden önceki ve sonraki 2 hafta içinde diş tedavisi, kanal tedavisi veya diş taşı temizliği gibi işlemler planlanmamalıdır.
Son olarak, bağışıklık sisteminin dolguya aşırı tepki vermesini önlemek amacıyla, yakın zamanda yapılmış veya yapılacak olan aşılarla (örneğin grip veya COVID-19) işlem arasında en az 2 haftalık bir süre bırakılması önerilir.
Akıllı Dolgu Hangi Bölgelere Uygulanabilir?
Akıllı dolgu, yüzün taşıyıcı kolonlarını güçlendirmek ve güçlü bir "lifting" etkisi yaratmak amacıyla özellikle kemik yapısının belirgin olduğu derin dokularda tercih edilir.
En sık uygulandığı ve en iyi sonuç verdiği alanlar; zamanla çökerek yüzü yorgun ve yaşlı gösteren şakaklar (temporal bölge), yüz ovalini toparlayarak sarkmayı önleyen elmacık kemikleri ve yüzün alt kısmını keskinleştiren çene hattı (jawline) ile çene ucudur.
Bu bölgelere yapılan derin enjeksiyonlar, sadece kaybedilen hacmi geri kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda sarkan dokuları mekanik bir iskele gibi yukarı taşıyarak yüzün gençlik üçgenini (V şeklini) yeniden oluşturur.
Yüzdeki derin olukların tedavisinde de oldukça etkili olan akıllı dolgu, burun kenarından ağız köşesine inen nasolabial çizgiler ve ağız kenarındaki hüzünlü ifadeyi oluşturan "kukla" çizgileri (marionette) gibi derin hatların doldurulmasında başarıyla kullanılır.
Yüz dışındaki kullanım alanlarında ise, yaşlanma belirtilerini en çok ele veren el sırtı gençleştirme işlemlerinde damarlı görünümü gizlemek ve boyun ile dekolte bölgesindeki elastikiyet kaybını giderip cildi sıkılaştırmak için sıklıkla uygulanır.
Ancak, dudak içi (mukoza) ve göz altı gibi çok ince derili veya aşırı hareketli bölgelere uygulanması, topaklanma riski nedeniyle teknik olarak önerilmemektedir.
Akıllı Dolgu Kimler İçin Uygundur?
Akıllı dolgu, özellikle cildinde elastikiyet kaybı başlayan, yüz hatlarında belirgin çökme ve sarkma hisseden, ancak cerrahi bir yüz germe operasyonu için henüz erken olduğunu düşünen kişiler için ideal bir seçenektir.
Genellikle 30’lu yaşların ortalarından itibaren azalan kolajen üretimiyle birlikte yüzünde yorgunluk, hacim kaybı ve derinleşen çizgiler (nazolabial gibi) görenler, bu işlemden en çok fayda sağlayan gruptur.
Sadece anlık bir dolgunluk değil, aynı zamanda cildinin kalitesini artırarak zamanla daha sıkı ve canlı bir görünüm kazanmak isteyenler için "biyolojik bir yatırım" niteliğindedir.
Ayrıca, sürekli olarak 6-8 ayda bir dolgu tazelemek istemeyen, uzun ömürlü ve kalıcı sonuçlar arayan kişiler için akıllı dolgu büyük bir konfor ve maliyet avantajı sunar.
Hyaluronik asit dolguların aksine 1 ila 4 yıl arasında değişen kalıcılık süresiyle, yoğun iş temposuna sahip veya sık sık kliniğe gitmek istemeyenler için zaman tasarrufu sağlar.
İşlem, yüzü aşırı şişirmeden doğal hatlarını koruyarak gençleşmek isteyen ve "yüzümde dolgu olduğu belli olmasın, sadece dinlenmiş görüneyim" diyen hastalar tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.
Bununla birlikte, hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlar, aktif otoimmün hastalığı bulunanlar veya dolgu maddesinin içeriğine (Polikaprolakton veya CMC) karşı bilinen bir alerjisi olan kişiler için bu uygulama uygun değildir.
Aynı şekilde, uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon (uçuk, sivilce) bulunan veya kontrolsüz diyabet gibi iyileşme sürecini etkileyebilecek sistemik rahatsızlıkları olan hastalarda, işlemin güvenliği açısından mutlaka detaylı bir doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.
Akıllı Dolgu Etkileri

Akıllı dolgunun (Ellansé vb.) en ayırt edici ve üstün özelliği, hastalara "çift fazlı" bir gençleşme süreci sunmasıdır.
Uygulama yapıldığı anda, içeriğindeki su bazlı taşıyıcı jel (CMC) sayesinde çizgiler ve çukurluklar anında dolarak yüzde belirgin bir toparlanma ve hacim artışı (lifting) sağlanır; böylece hasta klinikten mutlu ayrılır.
Ancak asıl mucizevi etki, işlemden yaklaşık 2-3 ay sonra bu jel vücut tarafından emilip yerini tamamen Polikaprolakton (PCL) mikro küreciklerine bıraktığında başlar.
Bu kürecikler, cilt altındaki fibroblast hücrelerini bir fabrika gibi çalıştırarak yoğun miktarda Tip 1 Kolajen (bebeksi, genç kolajen) üretimini tetikler.
Bu güçlü kolajen uyarımı (neokollagenez) sayesinde, işlemin etkisi sadece kaybedilen hacmi yerine koymakla sınırlı kalmaz; aynı zamanda cildin kalitesini kökten değiştirir.
Zamanla cilt daha kalın, elastikiyeti yüksek, gözenekleri sıkılaşmış ve yüzeyi daha parlak, pürüzsüz bir dokuya kavuşur.
Hyaluronik asit dolguların aksine su tutarak şişkinlik yapmadığı için, yüz "şişmiş" veya "ödemli" görünmez; aksine cildin kendi doğal dokusuyla sıkılaştığı, hatların keskinleştiği ve ifadenin korunduğu son derece doğal bir sonuç ortaya çıkar.
Seçilen ürünün türüne göre bu etki 1 ila 4 yıl boyunca devam ederek yüzün yaşlanma sürecini yavaşlatır.
Akıllı Dolgu Avantajları
Akıllı dolgunun en büyük avantajı, standart hyaluronik asit dolguların aksine sadece geçici bir hacim sağlamakla kalmayıp, cildin kendi onarım mekanizmasını devreye sokmasıdır.
İçeriğindeki Polikaprolakton (PCL) sayesinde vücudun "Tip 1 Kolajen" üretimini tetikleyerek, cildin zamanla kalınlaşmasını, sıkılaşmasını ve kalitesinin artmasını sağlar.
Ayrıca, hastanın ihtiyacına göre seçilebilen 1, 2, 3 veya 4 yıllık kalıcılık seçenekleri sunması, sık sık uygulama yaptırmak istemeyenler için büyük bir konfor ve zaman tasarrufu yaratır.
Estetik sonuçlar açısından bakıldığında, akıllı dolgu su tutma özelliğine sahip değildir; bu da işlem sonrası yüzde "ödemli", "şiş" veya "yastık yüz" (pillow face) denilen yapay bir görüntü oluşma riskini ortadan kaldırır.
Yüz hatlarını keskinleştirirken doğal ifadeyi koruyan bu özellik, özellikle çene hattı (jawline) ve elmacık kemiği gibi bölgelerde çok daha net ve sofistike bir görünüm sağlar.
Uzun vadede cildin biyolojik yaşını geri aldığı ve tekrarlayan seans gereksinimini azalttığı için, maliyet açısından da oldukça verimli bir yatırımdır.
Akıllı Dolgu Dezavantajları
Akıllı dolgunun en kritik dezavantajı ve hastaların karar vermeden önce mutlaka bilmesi gereken en önemli nokta, hyaluronik asit bazlı dolguların aksine geri döndürülemez (eritilemez) olmasıdır.
Klasik dolgularda bir asimetri, memnuniyetsizlik veya komplikasyon durumunda "hyaluronidaz" enzimi ile işlem dakikalar içinde sıfırlanabilirken, akıllı dolguda böyle bir "antidot" yoktur.
Dolayısıyla, sonuçtan memnun kalınmazsa veya hatalı bir uygulama yapılırsa, dolgunun vücut tarafından doğal yollarla metabolize edilmesi (seçilen türe göre 1 ila 4 yıl) beklenmelidir.
Uygulama alanları açısından da klasik dolgular kadar esnek değildir.
Özellikle cildin çok ince olduğu göz altı (ışık dolgusu olarak) ve mukoza yapısındaki, çok hareketli dudak bölgelerinde kullanılması, topaklanma (nodül) ve sertlik oluşturma riski nedeniyle kesinlikle önerilmez.
Bu bölgeler için her zaman daha yumuşak ve esnek olan hyaluronik asit dolgular tercih edilmelidir.
Ayrıca, teknolojik olarak ileri bir ürün olduğu için başlangıç maliyeti klasik dolgulara göre daha yüksektir; ancak uzun ömrü düşünüldüğünde bu durum bir dezavantajdan ziyade bir yatırım olarak da görülebilir.
Son olarak, akıllı dolgu "bağışlayıcı" bir malzeme değildir; yani hekimin uygulama hatalarını tolere etmez.
İşlemin mutlaka bu konuda özel eğitim almış, el yeteneği yüksek ve yüz anatomisine hakim tecrübeli hekimlerce yapılması şarttır.
Yanlış derinliğe veya çok yüzeyel yapılan enjeksiyonlar, cilt altında ele gelen sertliklere, beyazlaşmalara veya gözle görülür düzensizliklere yol açabilir.
Bu nedenle, riskleri minimize etmek için hekim seçimi, ürün seçiminden çok daha hayati bir öneme sahiptir.
Akıllı Dolgu İçeriğindeki Maddeler

Akıllı dolgular (örneğin Ellansé), hibrit teknolojisi sayesinde hem anında dolgu etkisi yaratan hem de uzun vadede biyolojik onarım sağlayan iki ana bileşenin mükemmel uyumundan oluşur. Bu bileşenler şunlardır:
%70 Karboksimetil Selüloz (CMC) Jel: Bu kısım, dolgunun "taşıyıcı" görevini üstlenen su bazlı ve pürüzsüz yapılı jel kısmıdır. Tıpta ve ilaç sanayisinde yaygın olarak kullanılan, güvenilirliği kanıtlanmış bir maddedir. CMC jeli, enjeksiyon yapıldığı anda kırışıklıkları doldurarak ve hacim vererek hastanın "anında sonuç" görmesini sağlar. Yaklaşık 2-3 ay içinde görevini tamamlayarak vücut tarafından emilir ve yerini yavaş yavaş yeni üretilen kolajen dokusuna bırakır.
%30 Polikaprolakton (PCL) Mikro Kürecikleri: Dolgunun asıl "akıllı" ve kalıcı etkisini sağlayan bileşendir. PCL, tıpta yıllardır eriyen cerrahi ipliklerde (dikişlerde), ortopedik implantlarda ve ilaç salınım sistemlerinde güvenle kullanılan, tamamen biyouyumlu bir maddedir. Pürüzsüz yüzeyli bu mikro kürecikler, jel kısmı eridikçe doku içinde bir "iskele" gibi kalır ve cildin fibroblast hücrelerini uyararak etrafına yoğun bir Tip 1 Kolajen ağı örülmesini sağlar.
Bu iki madde de tamamen "biyo-bozunur" (bio-resorbable) özelliktedir.
Yani görevlerini tamamladıklarında vücutta kalıcı bir kütle, kapsül veya yabancı cisim bırakmadan; su ve karbondioksite (CO2) dönüşerek solunum ve terleme yoluyla vücuttan tamamen atılırlar.
Akıllı Dolgu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Akıllı dolgu işleminden sonraki ilk 24 saat, dolgu maddesinin (PCL küreciklerinin) doku içinde doğru pozisyonda sabitlenmesi ve "iskele" yapısının bozulmaması için en kritik süreçtir.
Bu süre zarfında uygulama bölgesine su değdirilmemeli, makyaj yapılmamalı ve enfeksiyon riskini önlemek adına elle temas edilmemelidir.
Ayrıca, dolgunun yer değiştirmesini veya asimetri oluşmasını engellemek için ilk 3-4 gece sırtüstü yatılması, yüzün yastığa baskı yapmasından kaçınılması şiddetle önerilir.
İyileşme sürecini hızlandırmak ve ödem oluşumunu minimumda tutmak için işlemden sonraki 3 gün boyunca kan dolaşımını aşırı hızlandıran aktivitelerden uzak durulmalıdır.
Sıcak banyo, hamam, sauna gibi ortamlar, ağır spor egzersizleri ve alkol tüketimi; dolgunun yapısını bozmasa da ödemi ve morluk riskini artırabilir.
Buna ek olarak, güneşin zararlı UV ışınları cildin üreteceği yeni kolajen kalitesini düşürebileceği için, dışarı çıkarken mutlaka yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanılmalıdır.
Akıllı dolgunun çalışma prensibi bağışıklık sistemini aktif olarak uyardığı için, vücudun dolguya karşı aşırı tepki vermemesi adına bazı tıbbi kısıtlamalara dikkat edilmelidir.
İşlemden sonraki 2 hafta boyunca diş tedavisi, diş taşı temizliği veya herhangi bir ağız içi cerrahi planlanmamalı; aynı şekilde grip veya diğer aşılar ile dolgu uygulaması arasında en az 2-3 haftalık bir süre bırakılmalıdır.
Bu önlemler, nadir de olsa görülebilen geç dönem ödem veya nodül (topaklanma) riskini ortadan kaldırmak için hayati önem taşır.
Sonuç
Akıllı dolgu uygulamaları, medikal estetik dünyasında sadece geçici bir "kamuflaj" olmaktan çıkıp, cildin biyolojik saatini geri alan gerçek bir "gençlik yatırımı" haline gelmiştir.
Klasik dolguların aksine, yüzü sadece şişirerek değil; cildin kendi yapı taşlarını (Tip 1 Kolajen) yeniden üretmesini sağlayarak sıkılaştıran bu teknoloji, "dolgu yaptırdığım belli olmasın ama yüzüm toparlansın" diyen hastalar için altın standarttır.
1 ila 4 yıl süren kalıcılığıyla, hem zaman hem de maliyet açısından uzun vadeli ve sürdürülebilir bir güzellik sunar.
Ancak bu güçlü teknolojinin en önemli kuralı, geri döndürülemez olmasıdır. Hata kabul etmeyen, eritilemeyen ve yüz anatomisine tam hakimiyet gerektiren bu işlem, kesinlikle tecrübesiz ellerde yapılmamalıdır.
Doğru hekim ve doğru planlama ile uygulandığında ise, akıllı dolgu sadece bir estetik müdahale değil; cildinize kaybettiği yılları ve ışıltıyı geri veren, doğallıktan ödün vermeyen üst düzey bir biyolojik onarımdır.
Hasta Görüşleri
Yüz enjeksiyonu konusunda çok kararsızdım çünkü mimiklerimin donmasını istemiyordum. Uygulama sonrası yüzüm daha dinlenmiş görünüyor ama ifadem tamamen aynı. Tam istediğim gibi oldu.
Dudak dolgusu yaptırdım, en korktuğum şey yapay durmasıydı. Doğallık konusunda gerçekten çok hassas çalışılıyor. Çevremdekiler fark ediyor ama “dolgu” olduğunu anlamıyor.
Sıvı yüz germe uygulaması yaptırdım. Ameliyat istemeyen biri olarak beklentim çok yüksekti. Yüzüm daha toparlanmış ve dengeli görünüyor. Abartı kesinlikle yok.
Göz altı ışık dolgusu için geldim. Morluklarım tamamen geçmedi ama çok daha sağlıklı ve dinlenmiş bir görünüm oluştu. Gerçekçi bilgilendirme yapılması çok güven vericiydi.
Gençlik aşısı sonrası cildimdeki canlılık fark edilir şekilde arttı. İşlem öncesi ve sonrası her detayın anlatılması beni ayrıca rahatlattı.
PRP yüz uygulaması sonrası cildimdeki matlık azaldı. Süreç boyunca acele edilmeden, sakin ve kontrollü ilerlenmesi hoşuma gitti.
Sık Sorulan Sorular
Klasik dolgular sadece boşluk doldurur ve su tutarak hacim verir; ömürleri ortalama 6-12 aydır. Akıllı dolgu ise hem boşluk doldurur hem de kollajen üretimini (biyostimülasyon) tetikleyerek cildi onarır. Su tutmadığı için daha doğal durur ve kalıcılığı 1 ila 4 yıl arasında değişir.
Hayır. Akıllı dolguların en büyük avantajı, klasik dolgular gibi su tutma (hidrofilik) özelliğinin olmamasıdır. Bu sayede işlemden sonra "yastık yüz" (pillow face) veya ödemli bir görüntü oluşmaz; yüz hatları daha keskin ve net görünür.
Hayır, bu çok önemli bir farktır. Hyaluronik asit dolgular özel bir enzimle (hyaluronidaz) dakikalar içinde eritilebilirken, akıllı dolguların geri dönüşü yoktur. Dolgunun vücut tarafından doğal yollarla metabolize edilmesi (seçilen türe göre yıllar sürebilir) beklenmelidir. Bu yüzden tecrübeli hekim seçimi şarttır.
Genellikle hayır. Akıllı dolgunun ana maddesi olan Polikaprolakton (PCL), tıpta eriyen dikiş ipliklerinde ve implantlarda yıllardır kullanılan, vücutla %100 uyumlu ve biyo-bozunur bir maddedir. Alerji riski yok denecek kadar azdır.
Hayır. Akıllı dolgu, yapısı gereği sert ve kalıcı bir malzemedir. Dudak gibi çok hareketli veya göz altı gibi derinin çok ince olduğu bölgelerde topaklanma (nodül) riski yaratabilir. Bu bölgeler için her zaman yumuşak, hyaluronik asit bazlı klasik dolgular tercih edilmelidir.
Detaylı Bilgi Alın
Tedavi süreçlerimiz, randevu ve uygulama detayları hakkında bilgi almak için bilgilerinizi bırakabilir veya bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
-
Yüz Medikal Estetik
- Yüz Estetik Enjeksiyonu
- Minimal Enjeksiyon Uygulaması
- Masseter (Diş Sıkma) Enjeksiyonu
- Dudak Dolgusu
- Gözaltı Işık Dolgusu
- Jawline (Çene) Dolgusu
- Çene Ucu Dolgusu
- Elmacık Kemiği Dolgusu
- Şakak (Temporal) Dolgusu
- Sıvı Yüz Germe (Liquid Facelift)
- Akıllı Dolgu
- Gençlik Aşısı
- Kolajen Aşısı
- Leke Mezoterapisi
- Göz Çevresi Mezoterapisi